20 Şubat 2010 Cumartesi

çelişki


Düştüğüm şeyin adı bu : çelişki. Yazıp yazmamak konusunda kararsız kaldım. Sonra düşündüm çelişki içerisindeyim. Çelişkiyle mücadele etmek istedim;lakin kazanan olup olamayacağını tam çıkaramadım. Sonra bunda da bir çelişki buldum. Sanırım yine çelişkiye düştüm. Aslında şuan bu konuyu yazıyor olmakla çelişkiyi yeniyorum sanırım;ama yine de düşünüyorum da çelişki konusunu yazmam inatlaşmam ve bu konu içerisinde yenip yenemeyeceğimi düşüncesini yazmam da hala kazanıp kazanamayacağım konusunda çelişkiye düşmemden. O zaman çelişki galip geldi demektir. Ama yazarak bundan kurtulmuş olmam gerekirdi. Hiç çelişkiye düştünüz mü?Ya da bu kadar çok "çelişki" kelimesini kullandınız mı?Merak ettiniz mi?Üstünde durulmaya değer bir konu bence. Hayatımız her noktasında çelişki vardır. Fark etmesek de o hep orada. Hareketlerimizi kısıtlar. Hatta görülemeyen düşüncelerimizi gerçekten özgür olduğumuz tek şeyi beynimizin içini bile karıştırır o. Aşkı düşünürsünüz ama gerçekten aşık olup olmadığınız hakkında çelişkiye düşersiniz. Okursunuz öğrenmek için ama gerçekten öğrenmek istediğiniz şeyin o olduğu konusunda çelişkiye düşersiniz. Her şeyde çelişki vardır. Cennete gitmek istersiniz ama alkol içme konusundaki çelişkiyi bilirsiniz. Arkadaşlarınızı çok seversiniz ama kavga etme çelişkisine düşersiniz. Çelişki hem bir cümle hem de hayattan bir manzara resmidir. Ve ölene kadar dalar gidersiniz...

Hiç yorum yok: