
Dünya; baktım dışarı ve gökyüzünden yansımamızı gördüm bir an. Arkada, hafif, hüzünlü, melankolik bir parça piyano eşliğinde. Ufak bir ağrı hissettim içimde. Nerdeyim? Yukarı gitme şansım yok. Aşağıyı düşünsem zaten ordayım. Düz koşsam gözümün alabildiğine burnum bir başkasının hayatına çarpıp kırılır diye korkuyorum artık. Daireler çizmek isterim her insan gibi. Dışardan izlediğim insanlar başımı döndürürken ben nasıl dönerim peki? Onları izlemek biraz komik biraz üzücü. Durduramamak ise mesele.çok çılgın bir gezegen. Ne yapacağını kendi bile çözememiş daha. Bunun için birkaç milyar yıl yetmemiş. Biz ve bizden öncekiler de bulamamış. Onlar da haklı olsa olsa doksan yıl çekmişler bu birkaç milyarlık havayı. Ne kadar amaçsız. Yaşayabileceğimiz olası yılları düşünüp onlar için durmadan çalışmak. O yıllar için elli yıl çalışıp yirmi yıl yatmıyoruz bile. İş zamanımızın dolduğunu bildirdiklerinde o kadar amaçsız buluyoruz ki kendimizi, o zamana kadar yaptıklarımızın o gün için olmadığını anlıyoruz. Yapmak için yaptığımızı. Çalışmanın asıl amaç olduğunu. Sonu olmayan bir koşu. Daireler içinde. İşin ne olursa olsun bir şey için çalışıyoruz ve onu da bulamıyoruz. Doktor da maden işçisi de çalışmak için sırf o şey için çalışıyor. Hala bulamadığımıza göre ya çok zor bulmak ya da yok aslında aradığımız şey. O orda değil fakat bulmak için korkunç bir çaba ve belki de bulamayacağımız olmayan şeyin olmadığını bulamıyoruz beceriksizize bağlayarak kısır döngüde yok olacağız. Küresel ısınma diyorlar ama neden şaşırıyorlar anlamıyorum. Yıllardır t.v de gösterdikleri bütün çizgi filmlerde var kendi etrafında dönerek kendine çukur açan şapşallar. Çok ayak var yeryüzünde. Her gün onun başını şişiriyoruz. Ama bilmiyoruz ki aslında o bir Plüton ya da mars kadar yalnız olmayı hak ediyor. Dünya bizim diyoruz korumaya çalışıyoruz. Dünya bizim değil öyle olsa üstünde yapılacak bir şey olurdu ama yok. Biz onun üstünde onu sömüren ve sonunda öldürecek olan tümörüz. Devamlı büyüyen ve tıbbın çare bulamadığı bunun için bir tıbbın olmadığı parazitleriz. Belki de amacımız arkada el yapımı eşyalar bırakıp yok olmaktır. Bunca çalışma buna neden olacak gibi. İşte ben de bunu bilen tek zekiyim… bu nedenle ne yapacağımı aramaya çalışmıyorum. Bir sakin olmak, oturmak istiyorum. Parazitliğime bir sigara yakıp devam etmek istiyorum. Belki biraz içki. Camdan izlemek için. Her şeyi, herkesi hatta yansımamı… Siz sıkıldığınızda ben zaten sıkılmış olacağım…
