
ruhum acıyor her anlayamadığım insansı dürtüde
gözlerim kamaşıyor bedenle güneş arasında bir yerde
canım acıyor sessiz sessiz gürültünün boğduğu bu şehirde
kalbim sızlıyor sebebini bilemesem de
boşlukta bir karanlık arıyorum elimde ışığım
arıyorum ama bulamıyorum
sonra oturuyorum nemli bir taşın üstüne
kapılıp gidiyorum narin ışıklı bir hüzne
rüzgarın hafif bir esintisiyle dans ediyor ışık titrek titrek
içimi ürpertiyor gölgesi duvarda sallanırken hissizce
benim yaşlarım titremeden yoksun ama canlı
kanım soğuk ama delikanlı
korkmuyor akmaktan gecenin içine
ama sahip olduğu beden insansı
yutkunuyorum oturduğum yerde
sesim çıkıp yarıyor geceyi
ama şefkatle sarıp sarmalıyor gece beni
sessizlikteki bir ses beni titretirken ona veriyor huzurlu bir sevgi
kucaklıyor beni yine derinden
saçlarımı okşuyor , elimi ayırmıyor elinden
bense boşlukta karanlık arıyorum elimde ışıkla
bulamıyorum çıldırıyorum
suçu hep başkasında arıyorum
ama onu da bulamıyorum
suç başkasında değil çünkü
benim karanlığımda
çünkü ışık değil bedenime hapsolmuş zayıf ruhumda
ışık sadece avuçlarımın arasında...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder