13 Haziran 2011 Pazartesi

Hilmi Abi

Yetenek ister yalnızlık. Kalabalığın içinde yürürken izole etme yeteneğidir kendini. İnsanlarla yüz yüze, gülerken, inatla kendini boşluğa bırakmaktır. Sen daha iyi bilirsin Hilmi Abi!

Ben Tanrı'nın sesini duymadım senin gibi. Kimse duymadı daha. Ben babamın sesini duydum sesi çok açık hoparlörlerimin arasından. Biraz annem karıştı ses salatasına. Gelecek için hep kalabalık bir tablo çizerdi kelimeleri. İnsan fırçayı elinde bulunca bir anda, ağırlığını da o zaman fark ediyor. Sözlerinin gittiği yol, merak ettiğim yerler olduğu için aldım biletimi. Koltuk numaramı bulamadım; ben de boş bulduğum bir yere oturdum hareket etmeden önce. Benim biletimde, insan görmediklerini gözlerini kapatınca da göremez, gözlerinizi açın yazıyordu. Ben de açtım gözlerimi. Gördüklerime hareket etti sözlerin. Bu sözler de su gibi bir şey işte. Onlar aksın sen izle. Sen izle onlar aksın. İyi ki cam kenarı seçmişim.

Görmek ve anlamak, anlamak ve görmek. Bunlar geçimsiz iki çifttir. Ben, ne gördüğümü anladım ne de anladığımı gördüm. Her şeyde olduğu gibi bunda da yüzüme gözüme attırdım.

"Bir tek ilacı var yalnızlığın o da aşktır" dedin. Ama görmeyene, anlamayana anlatmadın o nedir? Kör bir adama güzellik göreceli bir kavramdır dedin. Bir adamı üzdün. Bir sakatla dalga geçtin. Yakışmadı; ama sanki haklıydın.

İnsan klişelerin içine yalnız doğar. Hatırlayamadığı için hatırladığı ilk anını "ilk" sayar. Yalnız olmaz doğası gereği, birinin kucağındadır algısı açıldığında. Yalnızlık da sonradan kucaklardan atılınca doğar onun kucağına. Büyütürse, bebeği bitirir onu. Biz Şeytan'ın bebeği muamelesi yaptık, sen Tanrı'nın kidir dedin. Sonuçta kutsaldır. Aşkı sarıp sarmalayan duygusal ırmakta, Aziz John'un suyu mu kaynayacak? Bilseydim önceden, ellerim buruşana kadar yıkardım kendimi orada.

Ben seni daha çok sevdim. Kafam karışık benim bana aldırma."Yalnızlığın tek ilacı aşktır." Sen daha iyi bilirsin Hilmi Abi...

Hiç yorum yok: